Sağlıklı beslenmek ve kilo vermek isteyen kişiler için tatlı krizi aşılması en zor konu gibi görünse de bu krizlerle baş etmek sanıldığı kadar zor değil.
“Kriz” kelimesinin yarattığı panik hali ile şekerin bağımlılık yapan kimyası bir araya geldiğinde tatlı krizlerinin asıl nedeni, yani bu işin psikolojik boyutu olan şeker bağımlılığı karşımıza çıkıyor.
Şeker Bağımlılığı
Şeker krizi olarak da bilinen ve evrensel literatürde yeri olan tatlı yemek atakları, şeker bağımlılığının bir sonucudur. Tüm bağımlılıklar gibi şeker bağımlılığı da hem fizyolojik hem de psikolojik boyutları olan bir sağlık sorunudur. Dolayısıyla öncelikle bu bağımlılığı tetikleyen beslenme yanlışlarını ortadan kaldırmak gerekir.
İnsülin hormonları sağlıklı bir şekilde çalışmadığında “tatlı yasağı” ile bu sorunu aşamayız, aşmak bir yana krizlerin derinleşmesine, yoksunluk hissinin büyümesine yol açabiliriz.
Tatlı Krizi Neden Olur?
Tatlı krizi neden olur sorusunun peşine düşmemizin ve bu soruyu kişiye özel olarak cevaplandırmaya çalışmamızın sebebi, tatlı krizlerini korkulu rüya olmaktan çıkarmak ve sağlıklı beslenme ile bu sorunu aşmanın mümkün olduğunu göstermektir.
Çünkü tatlı krizlerinin çok bilinen bazı nedenleri vardır ve bunlar ortadan kalktığı takdirde şeker yeme isteği büyük ölçüde ve kolayca azalır. Peki, nedir bu sebepler? Tatlı krizi neden olur?
- Karbonhidrat ağırlıklı beslenme
- Sık yemek yeme
- Sürekli atıştırma hali
- Rafine şeker basit karbonhidratlardan zengin bir beslenme alışkanlığı
- Gece yemek yeme
- Uykusuzluk ve/veya uyku bozuklukları
- Hareketsiz yaşam biçimi
- Alkol tüketimi
- Doymuş yağ oranı yüksek yağlar kullanmak
İnsülin ve Pankreas
Tatlı yeme isteği ile mücadele etmek zorunda kalmamızın temel sebebi pankreasın, dengeli bir biçimde insülin salgılamıyor olmasıdır. Peki pankreas neden sağlıklı çalışmaz? İşte yukarıda saydıklarımızı da bu sorunun cevabı olarak düşünebilirsiniz.
Eğer sürekli atıştırma halinde olursanız, açlık ve tokluk hormonlarının çalışma dengesi bozulur ve bunun bir sonucu olarak insülin hormonu sağlıklı şekilde salgılanamaz.
İnsülin direnci, diyabet, gizli şeker gibi hastalıkların büyük çoğunluğu pankreasın yetersiz çalışmasından kaynaklanır ki, bunun da sebebi genellikle beslenme yanlışlarıdır ve beslenmenin düzenlenmesi ile tedavi edilebilen kronik hastalıklardır.
Tatlı Krizi ile Baş Etmenin Yolları
Tatlı krizlerine neyin neden olduğunu tespit ettiğimizde tatlı yeme isteğini nasıl kontrol altına alabileceğimizi de önemli oranda tespit etmiş oluruz. Dolayısıyla ilk önce kişinin beslenme ve sağlık geçmişinin analiz edilmesi gerekir ki bunu en iyi yapacak kişi bir beslenme uzmanıdır.
Diyabet ya da insülin direnci gibi tatlı krizlerinin başlıca nedenlerinden biri söz konusu olduğunda farklı, yeme bozuklukları ya da sağlıksız beslenme alışkanlıkları nedeniyle ortaya çıkan şeker krizleri söz konusu olduğunda farklı yöntemler takip etmek gerekebilir.
Burada amacımız, beslenmeyi düzenleyerek pankreasın sağlıklı bir şekilde insülin üretmesini sağlamaktır. Bunun için de genel geçerli bazı önemli yöntem ve yaklaşımlardan söz edebiliriz:
- Sık Sık Yemek ve Ara Öğünler Yapmak Yerine Aralıklı Oruç İF Diyeti Uygulayamak
Biliyorum daha düne kadar sık sık, az az yemenin doğru beslenme modeli olduğuna ikna edildiniz hatta bu şekilde diyetler yaptınız kilo vermek için ama yapılan araştırmalar sık yemenin ve ara öğün yapmanın, yetişkinler için, pek de iyi bir şey olmadığını ortaya koydu.
Özellikle insülin direnci, diyabet gibi hastalıkların altında yatan maalesef bu yanlış beslenme modeli olduğuna dair çok fazla tez atıldı ortaya. Çünkü açlık hormonu olmazsa tokluk hormonu da olmaz ve bu denge bozulduğunda kan şekerinde ani değişimler meydana gelir.
Bu ani değişimler, insülin dengesini de olumsuz etkiler ve tatlı krizi, yeme atakları, gece yemek yeme gibi birçok beslenme yanlışının ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
Bu nedenle Aralıklı Oruç olarak bilinen IF Diyeti ile uzun açlık sürelerine bedeni adapte ederek, pankreasın yeniden sağlıklı bir şekilde görevini yerine getirmesini sağlayabiliriz. Böylece insulin dengesini yeniden kurmuş oluruz ve tatlı krizleri ile daha kolay baş edebiliriz.
- Protein ve Sebze Ağırlıklı Bir Beslenme Listesi Uygulamak
Düşük karbonhidratlar şekere dönüştükleri için yedikten çok kısa süre sonra ani acıkmalara neden olur. Oysa bitkisel ya da hayvansal kaynaklı protein ağırlıklı bir beslenme listesi uyguladığınızda vücut bu besini işlemek için yağ yani kalori kullanır. Böylece ani şeker düşmeleri oluşmaz.
Protein ağırlıklı öğünlerden sonra çok daha uzun süre tok kalındığı için açlık hormonu da düzenli olarak salgılanmaya başlar. Aralıklı oruç yöntemi ile protein ve sebze ağırlıklı bir beslenme modeli sayesinde diyabet ve insülin direncini tedavi etmek mümkündür.
Bu durumda tatlı krizlerinin sıklığı büyük ölçüde azalır ve biyolojik stres düşer, tatlı krizi bir kabus olmaktan çıkar.
Ketojenik Diyet ile İnsülin Direncini Aşabiliriz
Doymamış yağlardan ve yağ asitlerinden oldukça zengin bir başka protein ağırlıklı beslenme içeriği olan Ketojenik Diyet, tatlı krizleri ve diyabete dair tüm hastalıkların tedavisinde son derece etkili bir yöntemdir.
Zeytinyağı, tahin, avokado gibi sağlık açısından çok değerli zengin yağ içerikli besinlerin tüketildiği ketojenik beslenme, vücudun enerji üretiminde yağ kullanmasını sağlar. Bu sayede kan şekeri sürekli oynamaz, insülin değerleri normal seyrinde olur ve tatlı krizleri ya da tatlı bir şeyler yeme isteği daha az tetiklenir.
Tatlı Yasağı Yerine Sağlıklı Tatlı Tarifler
Bir şeyden ne korkar ya da ne kadar bastırmaya çalışırsak o kadar güçlenir. Bu yüzden de benim danışamlarıma önerim tatlı kaçamağı, tatlı yasağı ya da ödül tatlı yerine sağlıklı tatlı tariflerle bu konuyu “kriz” veya “yasak” gibi psikolojik etkisi ağır durumlardan kurtarmak şeklinde bir yaklaşım geliştirmek.
Üstelik tatlı güzel bir şeydir ve kimse bir dilim baklava yedi diye şeker hastası olmaz ya da diyeti bozulmaz. Burada önemli olan miktar, yeme sıklığı ve içeriğin temiz olup olmadığıdır.
Tatlı Krizlerine Siyah Çikolata
Çikolata yasak değil dediğimde danışanlarımın yüzündeki şaşkınlığın saniyeler içinde yerini mutlu bir tebessüme bırakmasına hala hem sevinir hem de gülerim çünkü ben de çikolataya bayılırım ve bu duyguyu çok iyi anlıyorum.
Antioksidan içeriği yüksek bir besin olması nedeniyle siyah çikolata sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezlerinden de biridir ama gene burada da miktar önemli. Yani nasılsa yasak değil, üstelik de faydaları da var diye tek seferde koca bir tableti tek başınıza yerseniz, olmaz tabi.
Tatlı krizlerini yatıştırmak için, bir fincan Türk kahvesinin yanında bir iki parça bitter çikolata yiyebilirsiniz. Ağır ağır yerseniz yani damağınızda yavaş yavaş erirse, beyne ihtiyacı olan sinyali de en iyi ve en kısa şekilde ulaştırmış olursuz.
Tatlı Krizlerinden Korkmayın!
Son olarak bir şeyin altını çizmek isterim, tatlı krizini aşmanın yolu size en uygun, sürdürülebilir sağlıklı beslenme modelini keşfetmek ve bunu yaşam biçimi haline getirmektir.
Tatlı yedim diyetim bozuldu mu gibi kaygılarla biyolojik stresi artırmak hem yediğiniz tatlıdan alacağınız keyfi yok eder hem yo yo döngüsü dediğimiz durumu tetikler hem de beslenme ile olan ilişkinizi zedeler.
Tatlı krizlerinden korkmayın çünkü eslenmenin bozulması sebebiyle ortaya çıkan hemen her sorun, beslenmenin iyileştirilmesi ile aynı şekilde ortadan kalkabilir.
- Bayramda Nasıl Beslenmeliyiz? - 29 Mart 2025
- Romatoid Artritte Beslenme - 26 Mart 2025
- Kilo Vermek İsteyenlerin Sık Yaptığı 10 Hata - 23 Mart 2025